TMK m. 165 uyarınca akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davasında, hastalığın 'evlenmeden sonra ortaya çıkması' gerektiği belirtilmektedir. Eğer akıl hastalığı evlenmeden önce mevcutsa ve evlenme sırasında gizlenmişse, sağlıklı eşin başvurabileceği hukuki yol nedir ve bu yolun TMK m. 165'ten temel farkı nedir?
Eğer akıl hastalığı evlenmeden önce mevcutsa ve bu durum evlenmeye engel nitelikteyse, evlilik 'mutlak butlanla' batıldır (TMK m. 145/2). Bu durumda sağlıklı eşin veya Cumhuriyet savcısının başvurabileceği hukuki yol, TMK m. 165'e dayalı 'boşanma davası' değil, TMK m. 146 uyarınca 'evliliğin butlanı (iptali) davası'dır. Eğer hastalık evlenmeye engel nitelikte olmasa da, davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturuyorsa ve kendisinden gizlenmişse, bu durum TMK m. 150/2 uyarınca 'nispi butlan' sebebidir ve yine evliliğin iptali istenebilir. Bu iki yolun TMK m. 165'ten temel farkı, hukuki sonucudur. Boşanma, geçmişe etkili olmayan, ileriye dönük olarak evlilik birliğini sona erdiren bir karardır. Evliliğin butlanı (iptali) ise, evliliğin baştan itibaren geçersiz olduğunun tespiti anlamına gelir ve sonuçları (mal rejimi, mirasçılık vb.) boşanmadan farklılık gösterebilir. TMK m. 165, geçerli bir evlilik kurulduktan 'sonra' ortaya çıkan akıl hastalıkları için öngörülmüş bir boşanma sebebidir. (kadimhukuk.com.tr/makale/akil-hastaligi-nedeniyle-bosanma-davasi/)