HMK m. 232/3 'Ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.' demektedir. Bu hükmün anlamı nedir? Hangi tür davalarda, ergin olmayan bir kişi bizzat kendisi yemin edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120196

Bu hüküm, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili istisnai bir durumu düzenlemektedir. HMK m. 232/2, kural olarak ergin olmayanlar veya kısıtlılar adına yeminin kanuni temsilcileri (veli, vasi) tarafından edileceğini belirtir. Ancak, kanunun ergin olmayan veya kısıtlı kişiye, yasal temsilcisinin rızası olmaksızın 'bizzat dava açma hakkı' tanıdığı durumlarda, bu kural uygulanmaz. Bu durumda kişi, davayı bizzat yürütebildiği gibi, o davayla ilgili bir usul işlemi olan yemini de bizzat kendisi edebilir. Bu duruma en tipik örnekler, TMK'da düzenlenen ve ayırt etme gücüne sahip küçüklerin veya kısıtlıların kullanabileceği kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardır. Örneğin, nişanın bozulmasından doğan manevi tazminat davası (TMK m. 121) veya babalık davası (TMK m. 301) gibi davalarda, ayırt etme gücüne sahip küçük, davayı bizzat açabilir. Bu tür bir davada kendisine yemin teklif edilirse, yemini kanuni temsilcisi değil, bizzat kendisi edecektir. HMK m. 232/3, bu istisnai durumu güvence altına almaktadır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-232-yemini-yerine-getirecek-kimseler.html, Gerekçe)