HMK'da 7251 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra, Yargıtay bozma kararına uyan bir ilk derece mahkemesinin, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen bir hususu, sonradan yapılacak bir ıslahla yeniden tartışmaya açması mümkün müdür? 'Bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz' ifadesinin bu konudaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120188

Hayır, mümkün değildir. Bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararı dışında bıraktığı ve onadığı kısımlar açısından bağlıdır. Bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen bu hususlar, taraflardan biri lehine 'usuli kazanılmış hak' oluşturur. HMK m. 177/2'ye eklenen 'Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.' ifadesi, tam olarak bu usuli kazanılmış hakkı korumayı amaçlamaktadır. Örneğin, bir alacak davasında mahkeme hem alacağın varlığına hem de faize hükmetmiş, Yargıtay ise sadece faiz oranını hatalı bularak kararı bu yönden bozmuş ve alacağın varlığına ilişkin kısmı zımnen onamışsa, ilk derece mahkemesi bozmaya uyduktan sonra davalı, alacağın esasına (varlığına) ilişkin bir savunmasını ıslah yoluyla ileri süremez. Çünkü alacağın varlığı, bozma dışı kalarak kesinleşmiş ve davacı lehine bir 'usuli kazanılmış hak' doğurmuştur. Islah, bu kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde kullanılamaz. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-177-islahin-zamani-ve-sekli.html, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/196 E. kararı)