HMK m. 177, 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, Yargıtay'ın bozma kararından sonra belirli şartlarda ıslaha izin vermiştir. Ancak fıkranın son cümlesi 'Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz' demektedir. Bu cümlenin, 'usuli kazanılmış hak' ve 'aleyhe hüküm verme yasağı' kurumları ile ilişkisini, gerekçedeki örnekten de faydalanarak açıklayınız.
HMK m. 177/2'nin son cümlesi, bozma sonrası ıslah hakkının 'usuli kazanılmış hak' ve 'aleyhe hüküm verme yasağı' gibi yerleşik usul hukuku ilkelerini bertaraf edemeyeceğini güvence altına almaktadır. Usuli kazanılmış hak, bir taraf lehine doğmuş ve mahkemenin veya karşı tarafın sonraki işlemlerinde dikkate alması gereken haktır. Yargıtay'ın bozma kararına uyulması, bozma lehine olan taraf için bir usuli kazanılmış hak yaratır. Maddenin gerekçesinde verilen örnekte, ilk derece mahkemesinin anapara ve faize ilişkin kararı temyiz edilmiş, Yargıtay sadece faiz oranı yönünden bozma yapmıştır. Mahkemenin bu bozmaya uymasıyla, anapara miktarı davalı aleyhine kesinleşmiş ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu durumda, bozmadan sonra yapılacak yeni tahkikatta davacı, anapara miktarını artıracak şekilde ıslah yapamaz. Çünkü bu, bozma kararına uyularak davalı lehine oluşan 'anaparanın o miktarla sınırlı olması' şeklindeki hukuki durumu ve davacı lehine oluşan 'anaparanın o miktar olduğunun kabulü' şeklindeki usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracaktır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-177-islahin-zamani-ve-sekli.html, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/196 E. kararı)