Duruşma dışı verilen bir ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmemesi, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/1980 E. sayılı kararına göre hangi temel hakkın ihlalidir ve bu hakkın unsurları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120142

Bu durum, HMK m. 27'de ve Anayasa m. 36'da güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ihlalidir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/1980 E., 2017/5997 K. sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır. Hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur ve başlıca şu alt hakları içerir: 1) Bilgi Sahibi Olma Hakkı: Davanın taraflarının, yargılama süreci ve kendileri hakkında ileri sürülen iddia, talep ve delillerden haberdar edilme hakkı. Islah dilekçesinin tebliği bu hakkın bir gereğidir. 2) Açıklama ve İspat Hakkı: Tarafların, kendileriyle ilgili iddialara karşı beyanda bulunma, kendi iddialarını ileri sürme ve bunları delillerle ispat etme hakkı. Tebliğ yapılmazsa taraf, ıslaha karşı savunma yapamaz. 3) Dikkate Alınma ve Değerlendirilme Hakkı: Mahkemenin, tarafların iddia ve savunmalarını dikkate alarak kararını gerekçelendirme yükümlülüğü. Islah dilekçesi tebliğ edilmeden verilen bir karar, karşı tarafın savunmasını ve delillerini dikkate almadan verilmiş sayılır. Bu nedenle bu usuli eksiklik, adil yargılanmayı temelden zedeleyen bir bozma nedenidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-177-islahin-zamani-ve-sekli.html)