Bir davada, usulüne uygun şekilde davet edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen ve geçerli bir mazeret bildirmeyen tarafa teklif edilen yeminin hukuki sonucu nedir? HMK m. 229'a göre bu durum hangi hukuki müessese ile eşdeğer sayılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120125

Usulüne uygun şekilde davet edilmesine rağmen yemin edilecek duruşmaya gelmeyen veya gelip de yemin etmekten kaçınan taraf, 'yemin konusu vakıaları ikrar etmiş' sayılır. HMK'nın 229. maddesi bu sonucu açıkça düzenlemiştir: 'Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.' Bu durum, medeni usul hukukundaki 'ikrar' müessesesi ile eşdeğer bir sonuç doğurur. İkrar, bir tarafın, karşı tarafça ileri sürülen ve kendi aleyhine olan bir vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir ve ikrar edilen vakıa çekişmeli olmaktan çıkar. Yeminden kaçınma da kanun tarafından bu şekilde bir 'yasal ikrar' olarak nitelendirilmiş ve yemin deliline kesin bir sonuç bağlanmıştır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-233-yeminin-sekli.html, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/6014 E. kararındaki atıf)