Bir hemzemin geçitte tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu demiryolu üzerinde kazaya sebebiyet veren bir otomobil sürücüsünün eylemi, 765 sayılı eski TCK ile 5237 sayılı yeni TCK'nın hangi maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2005/13395 E. sayılı kararı, TCK m. 179 ile m. 180 arasındaki manevi unsur farkını bu olay özelinde nasıl açıklamıştır?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararına göre, bu eylem 765 sayılı eski TCK'nın 389/1. maddesindeki suçu, 5237 sayılı yeni TCK'nın ise 180. maddesindeki 'Trafik Güvenliğini Taksirle Tehlikeye Sokma' suçunu oluşturur. Mahkemenin eylemi TCK m. 179/2 olarak değerlendirmesi hatalı bulunmuştur. Yargıtay bu ayrımı manevi unsur üzerinden şöyle açıklamıştır: TCK m. 179, 'kasten' işlenebilen bir suçtur. Bu suçun oluşması için aracın 'kasıtlı olarak' kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak şekilde sevk ve idare edilmesi gerekir. TCK m. 180 ise, aynı tehlikenin 'taksirle', yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışla yaratılmasını düzenler ve bu madde demiryolu ulaşımını da kapsar. Somut olaydaki 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik', eylemin kasıtlı olmadığını, taksirle işlendiğini göstermektedir. Bu nedenle, eylemin doğru hukuki nitelendirmesi TCK m. 180'dir. Mahkemenin, lehe kanun tespiti için 765 sayılı TCK m. 389/1 ile 5237 sayılı TCK m. 180'i karşılaştırarak bir karar vermesi gerekirdi. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-180-trafik-guvenligini-taksirle-tehlikeye-sokma-sucu.html)