Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında (TMK m. 165), hem davacının hem de davalının kusursuz olduğu bir durumda, tarafların birbirinden yoksulluk nafakası talep etmesi mümkün müdür? Nafaka talebinin 'kusur' ve 'mali güç' unsurları açısından değerlendirmesini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120111

Teorik olarak mümkündür, ancak pratikte genellikle hükmedilmez. TMK m. 175'e göre yoksulluk nafakası talep edebilmek için, talep edenin 'kusurunun daha ağır olmaması' ve boşanma yüzünden 'yoksulluğa düşecek olması' gerekir. Nafaka yükümlüsünün ise kusuru aranmaz, ancak 'mali gücü oranında' ödemesine karar verilir. Akıl hastalığına dayalı boşanmada her iki taraf da 'kusursuz' kabul edildiğinden, 'kusurun daha ağır olmaması' şartı her iki taraf için de sağlanmış olur. Dolayısıyla, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan sağlıklı eş de, akıl hastası eş de yoksulluk nafakası talep edebilir. Ancak, nafakanın 'mali güç oranında' ödeneceği kuralı belirleyicidir. Genellikle akıl hastası olan davalı eşin bir geliri veya malvarlığı bulunmadığından ve kendisi bakıma muhtaç olduğundan, 'mali gücü' olmadığı için aleyhine nafakaya hükmedilmesi hakkaniyete aykırı bulunur ve talep reddedilir. Aynı şekilde, sağlıklı eşin de, akıl hastası eşin mali gücü yoksa ondan nafaka alması fiilen imkansızdır. (kadimhukuk.com.tr/makale/akil-hastaligi-nedeniyle-bosanma-davasi/)