HMK m. 237, hakime, yemin eden tarafa, yeminin konusunu aydınlatmak için ek sorular sorma yetkisi vermektedir. Bu yetkinin, HMK m. 233'te düzenlenen yeminin katı şekil şartları ile ilişkisi nedir? Hakim bu soruları yemin eda edilmeden önce mi, sonra mı sormalıdır?
HMK m. 237'deki hakimin soru sorma yetkisi, HMK m. 233'teki katı şekil şartlarını tamamlayıcı bir niteliktedir, onları ortadan kaldırmaz. Yeminin edası (formülün okunması ve tekrar edilmesi), son derece şekli ve dokunulmaz bir ritüeldir. Hakim bu sırada araya girip soru soramaz. HMK m. 237'nin amacı, yeminle ispatlanmak istenen vakıanın tam olarak açıklığa kavuşturulmasını sağlamaktır. Bu nedenle, hakim bu soruları yemin eda edildikten sonra sormalıdır. Usul şöyle işlemelidir: 1) Hakim, HMK m. 233'e göre yemin formülünü uygular ve taraf yemini eda eder. 2) Yemin eda edildikten sonra, yemin konusu vakıaya ilişkin beyan alınır. 3) İşte bu beyan alındıktan sonra, eğer beyanda belirsiz, çelişkili veya eksik noktalar varsa, hakim HMK m. 237'deki yetkisini kullanarak bu noktaları aydınlatmak için ek sorular sorar. Bu sorular ve cevapları da tutanağa geçirilir. Dolayısıyla, soru sorma yetkisi, yeminin şekli bütünlüğünü bozmadan, yeminin içeriğini ve ispat değerini netleştirmeye yarayan, yeminden sonraki bir aşamada kullanılır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-233-yeminin-sekli.html, Gerekçe ve Yargıtay kararlarından çıkarılan yorum)