Terörle Mücadele Kanunu m. 6/2, terör örgütlerinin cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven bildiri veya açıklamalarını 'basanlar veya yayınlayanlar'ı cezalandırmaktadır. Bu suç tipi ile TMK m. 7/2'de düzenlenen 'propaganda yapma' suçu arasındaki temel ayrım nedir? Her iki suçun maddi unsurları arasındaki ilişkiyi analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120087

İki suç arasındaki temel ayrım, eylemin niteliğindedir. TMK m. 6/2, daha çok 'mekanik' ve 'aracılık' eylemlerini hedefler. Yani failin, örgüt tarafından zaten üretilmiş olan bir bildiriyi veya açıklamayı sadece 'basması' veya 'yayınlaması' yeterlidir. Failin içeriği kendisinin oluşturması gerekmez. Bu suç, örgütün hazır materyallerinin yayılmasına aracılık etmeyi cezalandırır. TMK m. 7/2'deki 'propaganda yapma' suçu ise daha geniş ve 'fikri' bir eylemi ifade eder. Fail, örgütün şiddet yöntemlerini öven içeriği kendisi de üretebilir, bir konuşma yapabilir, bir yazı kaleme alabilir. Propagandanın içeriği yine 'cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri övmek/meşrulaştırmak/teşvik etmek' olmalıdır. Dolayısıyla, TMK m. 6/2, örgütün mevcut açıklamasının yayılmasıyken; TMK m. 7/2, bu nitelikteki bir fikrin herhangi bir yolla (basın-yayın dahil) yayılmasıdır. Örgütün bir bildirisini bir gazetede yayınlamak her iki suçu da oluşturabilir, bu durumda fikri içtima kuralları (özellikle özel normun önceliği) gereği daha ağır cezayı öngören TMK m. 7/2'nin basın-yayın yoluyla işlenen nitelikli halinden ceza verilmesi gerekir. (sen.av.tr/tr/makale/teror-orgutu-propagandasi-sucunda-yol-ayirimi-yasallik-ve-oneriler)