TMK m. 3'te düzenlenen sübjektif iyiniyetin korunabilmesi için aranan 'hoş görülebilir bilgisizlik' unsuru, 'kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesiyle nasıl bir ilişki içindedir? Hukuk kuralları hakkındaki bir bilgisizlik, özel hukukta iyiniyetin varlığına dayanak oluşturabilir mi?
Ceza hukukunda mutlak bir ilke olan 'kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi, özel hukukta daha esnek yorumlanmaktadır. Kural olarak, açık ve anlaşılır bir kanun hükmünü bilmemek, kişiyi iyiniyetli kılmaz ve bu bilgisizlik hoş görülebilir sayılmaz. Ancak metinde de belirtildiği gibi, bu ilkenin özel hukukta istisnaları vardır. Eğer bir hukuk kuralı muğlak, yoruma açık, çelişkili veya hukuk uzmanları arasında dahi tartışmalı ise, sıradan bir vatandaşın bu kuralı tam olarak bilmesi beklenemez. Bu gibi durumlarda, kişinin hukuk kuralı hakkındaki bilgisizliği veya yanlış bilgisi 'hoş görülebilir' kabul edilebilir ve TMK m. 3 anlamında iyiniyetin varlığına dayanak oluşturabilir. Zira burada kişinin kusurundan ziyade, kanun koyucunun düzenlemedeki yetersizliğinden kaynaklanan bir durum söz konusudur. Dolayısıyla, hukuk kuralları hakkındaki bilgisizlik kural olarak iyiniyeti ortadan kaldırsa da, düzenlemenin niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre istisnai olarak kişinin iyiniyetli sayılması mümkündür. (barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/iyiniyet-nedir-mk.html)