CMK m. 135'te sayılan katalog suçlar arasında yer almayan bir suç (örneğin basit dolandırıcılık) şüphesiyle başlatılan bir soruşturmada, 'iletişimin tespiti' (HTS kayıtları) kararı alınması hukuka uygun mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını, CMK m. 135'in 6. ve 8. fıkraları arasındaki ayrıma dikkat ederek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120058

Evet, hukuka uygundur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: 15.11.2011 tarihli karar), CMK m. 135'teki katalog suç sınırlaması, iletişimin 'dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi' tedbirleri için geçerlidir. Maddenin 8. fıkrası bu üç tedbiri sayarken, 'iletişimin tespiti' (yani kimin kimi, ne zaman, hangi süreyle aradığına ilişkin HTS kayıtları) tedbirini bu sınırlamanın dışında tutmuştur. Maddenin 6. fıkrasında yapılan 2014 tarihli değişiklik de bu ayrımı pekiştirmiştir. Bu nedenle Yargıtay, 'iletişimin tespiti' tedbirinin, diğer şartların (kuvvetli şüphe, başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması) varlığı halinde, herhangi bir suç isnadı için uygulanabileceğini, bu tedbir için katalog suç şartının aranmadığını kabul etmektedir. Dolayısıyla, basit dolandırıcılık gibi katalog dışı bir suç için 'telefon dinlemesi' yapılamazken, 'iletişimin tespiti' (HTS kaydı istenmesi) yapılabilir. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/katalog-suc-nedir-katalog-suclar-nelerdir.html)