Devletin, kasten gerçeğe aykırı rapor düzenleyen bir bilirkişiye karşı açacağı rücu davasında 'ceza zamanaşımı süresinin' uygulanacağını öngören HMK m. 287 hükmü, TCK'nın hangi suçuna gönderme yapmaktadır ve bu düzenleme olmasaydı uygulanacak genel haksız fiil zamanaşımı süresi ne olurdu?
HMK m. 287'deki bu hüküm, TCK m. 276'da düzenlenen 'Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık' suçuna gönderme yapmaktadır. Bu suçun temel hali için TCK m. 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Eğer HMK'da bu özel düzenleme olmasaydı, uygulanacak genel kural Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil zamanaşımı süreleri olurdu. 6098 sayılı TBK m. 72'ye göre bu süre, 'zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır'. Dolayısıyla, HMK m. 287, bilirkişinin eylemi suç teşkil ettiğinde, daha kısa olabilecek haksız fiil zamanaşımı yerine, daha uzun olan ceza zamanaşımının uygulanmasını sağlayarak Devletin rücu hakkını daha uzun bir süre koruma altına almaktadır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-287-rucu-davasinda-zamanasimi.html)