Bir tüzel kişinin taraf olduğu hukuk davasında, yemin teklifi üzerine iflas idaresi memurları 'yemin konusu vakıalar kendilerinden sadır olmadığından (yani kendi dönemlerinde gerçekleşmediğinden)' yemin etmekten kaçınmışlardır. HMK m. 229 ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/5164 E. sayılı kararına göre bu durumun hukuki sonucu ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120040

Bu durumun hukuki sonucu, iflas idaresinin yemin konusu vakıaları 'ikrar etmiş sayılması'dır. HMK m. 229'a göre, yemin için davet edilen kimse, hazır bulunup da yemini eda etmekten kaçınırsa, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/5164 E., 2014/4666 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, iflas masasasının taraf olduğu davalarda yemin, iflas idaresi tarafından eda edilir. Temsilcinin, yeminin konusu olan işlemin kendi döneminde gerçekleşmemiş olmasını gerekçe göstererek yemin etmekten kaçınması hukuken geçerli bir mazeret değildir. Temsilci, temsil ettiği tüzel kişilik veya iflas masası adına yemin etmektedir ve bu sıfatı gereği geçmiş işlemleri de araştırıp bilgi sahibi olma yükümlülüğü altındadır. Bu gerekçeyle yeminden kaçınmak, vakıanın ikrarı sonucunu doğurur ve mahkemenin, yeminle ispatlanmak istenen vakıayı ispatlanmış kabul ederek karar vermesi gerekir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-232-yemini-yerine-getirecek-kimseler.html)