Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi şartına bağlıdır. Bir sanık hakkında verilen HAGB kararı kesinleştikten sonra, bu sanığın denetim süresi içinde işlediği başka bir suçtan dolayı hakkında ikinci bir HAGB kararı verilmesi mümkün müdür? Bu durumun kanun yararına bozma (CMK m. 309) konusu yapılması halinde, Yargıtay'ın nasıl bir karar vermesi beklenir?
Hayır, mümkün değildir. CMK m. 231/8, 'sanığın... denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi... halinde, mahkeme hükmü açıklar' demektedir. Ayrıca aynı maddenin 11. fıkrası 'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi... halinde, mahkeme hükmü açıklar' der. Dolayısıyla denetim süresi içinde işlenen ikinci kasıtlı suç, hükmün açıklanması sebebidir, yeni bir HAGB kararına konu olamaz. Bu durumun kanun yararına bozma konusu yapılması halinde, Yargıtay'ın, ikinci HAGB kararının hukuka aykırı olduğunu tespit ederek bu kararı bozması beklenir. Ancak CMK m. 309'un aleyhe sonuç doğurma yasağı ve HAGB kararının CMK m. 223 kapsamında bir 'hüküm' sayılmamasından kaynaklanan karmaşık bir durum ortaya çıkar. Yargıtay genellikle bu tür durumlarda, ikinci HAGB kararının 'yok hükmünde' olduğunu veya hukuka aykırı olduğunu tespit eder ve kararı veren mahkemenin, açıklanması gereken ilk hükmü açıklaması ve ikinci suçtan da ayrı bir yargılama yaparak karar vermesi gerektiği yönünde bir bozma kararı verir. Bu bozma, CMK m. 309/4-b'deki usulü aykırılığa benzetilerek yorumlanabilir. (sen.av.tr/tr/makale/mahkeme-kanun-yararina-bozma-icin-basvuruda-bulunabilir-mi-ve-kanun-yararina-bozmada-aleyhe-karar-verilebilir-mi metnindeki tartışmadan çıkarılmıştır.)