Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/5514 E. sayılı kararında, mahkemenin 'bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı' gerekçesiyle davacının talebini reddetmesini neden hukuka aykırı bulmuştur? Bu kararın dayanağı olan 7251 sayılı Kanunla HMK m. 177'ye eklenen fıkra, hangi şartların varlığı halinde bozma sonrası ıslaha izin vermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120026

Yargıtay, mahkemenin bu gerekçesini hukuka aykırı bulmuştur çünkü 22.07.2020'de yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK m. 177'ye eklenen ikinci fıkra, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin eski içtihadı değiştirmiştir. Yargıtay'ın kararının dayanağı olan HMK m. 177/2, Yargıtay'ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra bozma sonrası ıslaha iki temel şartla izin vermektedir: 1) Dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesinin, bozmaya uyduktan sonra 'tahkikata ilişkin bir işlem yapması' gerekir. Yani mahkeme yeni tanık dinler, bilirkişi raporu alır gibi tahkikat işlemlerine yeniden başlamalıdır. 2) Islah talebi, bu yeni başlayan tahkikat süreci 'sona erinceye kadar' yapılmalıdır. Somut olayda, mahkeme bozmaya uyarak tahkikata ilişkin işlemler yapmış ve davacı da bu yeni tahkikat sona ermeden ıslah dilekçesi vermiştir. Bu nedenle Yargıtay, yeni yasal düzenleme uyarınca ıslahın geçerli olduğunu ve dikkate alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-177-islahin-zamani-ve-sekli.html)