Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcılığı açısından 'zorunlu yargı yetkisi' ne anlama gelmektedir ve bu durum, Roma Statüsü'ne taraf olan bir devletin egemenlik hakkını nasıl etkilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120025

'Zorunlu yargı yetkisi', Roma Statüsü'ne taraf olan bir devletin, sözleşmeyi onaylamakla birlikte UCM'nin yargı yetkisini herhangi bir ek beyana veya kabule gerek olmaksızın otomatik olarak kabul etmiş sayılmasıdır. Yani devlet, Statü'ye taraf olmakla, Statü'de tanımlanan suçların kendi ülkesinde veya kendi vatandaşı tarafından işlenmesi halinde UCM'nin ve dolayısıyla Savcılığının soruşturma ve kovuşturma yetkisini peşinen ve zorunlu olarak tanımaktadır (Roma Statüsü m. 12). Bu durum, devletin egemenlik hakkını, özellikle cezai yargılama yetkisini, uluslararası bir organla paylaşması anlamına gelir. Her ne kadar UCM'nin yetkisi 'tamamlayıcılık' ilkesi gereği tali (ikincil) nitelikte olsa da, zorunlu yargı yetkisi, devletin ceza verme egemenliğini uluslararası hukukun denetimine açar ve belirli şartlarda (isteksizlik veya muktedir olamama) bu egemenliğin UCM'ye devredilmesi sonucunu doğurur. Bu, ulusalüstü bir yargı organının kurumsallaşmasını sağlayan en önemli adımlardan biridir. (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/uluslararasi-ceza-mahkemesi-savciliginin-sorusturma-yetkisi.html)