TCK m. 102 (cinsel saldırı) ve m. 103 (çocuğun cinsel istismarı) suçlarının manevi unsuru 'genel kast' mıdır, yoksa 'cinsel saikle hareket etme' şeklinde bir 'özel kast' mı gerektirir? 6545 sayılı Kanunun TCK m. 102'yi değiştiren gerekçesinin bu konudaki ifadesi madde metnini bağlar mı ve metindeki yazarın bu konudaki görüşü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120019

Bu konu doktrinde tartışmalıdır. 6545 sayılı Kanun'un TCK m. 102'yi değiştiren 58. maddesinin gerekçesinde, 'cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olarak' ifadesine yer verilerek bu suçlar için özel kastın (cinsel saik) aranacağı belirtilmiştir. Ancak, kanun gerekçeleri madde metnini bağlayıcı nitelikte değildir, sadece yorumda bir araçtır. Madde metinlerine bakıldığında, TCK m. 102/1 'cinsel davranışlarla... ihlal eden kişi', TCK m. 103/1 ise 'çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi' ifadelerini kullanır. Bu ifadelerden, özellikle TCK m. 103 için, genel kastın yeterli olabileceği sonucu çıkarılabilir. Metindeki yazar ise, bu suçların niteliği gereği sırf fiilin varlığına bakılarak otomatikman kastın varlığının kabul edilmesinin adil sonuçlar doğurmayacağını savunmaktadır. Yazara göre, her iki hüküm bakımından da failin niyetinin, yani özel kastın (cinsel saikin) varlığının araştırılması ve somut olayın bir bütün olarak değerlendirilmesi daha isabetli bir yaklaşımdır. Bu, sadece fiile odaklanmak yerine, failin iradesini ve amacını da ceza sorumluluğunun merkezine koyan bir yaklaşımdır. (sen.av.tr/tr/makale/cinsel-suclarda-unsur-ve-ispat-sorunu)