Bir hakkın kazanılmasına engel olan bir olgunun varlığının tapu sicili gibi aleni bir sicilde kayıtlı olmasına rağmen, bir kişinin bu durumu bilmediğini iddia ederek TMK m. 3 uyarınca 'iyiniyetli' olduğunu ileri sürmesi hukuken korunur mu? Bu durumun 'kanundan kaynaklanan bilme yükümlülüğü' ile ilişkisini açıklayınız.
Hayır, hukuken korunmaz. TMK m. 3'te düzenlenen sübjektif iyiniyet, bir engelin varlığını 'bilmemek veya bilebilecek durumda olmamak'tır. Ancak bu bilgisizliğin 'hoş görülebilir' olması gerekir. TMK m. 1020, 'Tapu sicili herkese açıktır. İlgili olan herkes, tapu kütüğündeki suretleri alabilir.' hükmüyle aleniyet ilkesini benimsemiştir. Bu ilke gereği, tapu sicilindeki bir kaydı (örneğin bir taşınmaz üzerindeki ipotek veya şerh edilmiş bir satış vaadi) kimsenin bilmediğini iddia etmesi hukuken mümkün değildir. Bu durum 'kanundan kaynaklanan bilme yükümlülüğü'nün tipik bir örneğidir. Kişi, tapu sicilini inceleme külfetini yerine getirmeyerek bu bilgiden haberdar olmamışsa, bu bilgisizliği kendi kusurundan kaynaklanır ve 'hoş görülebilir' değildir. Dolayısıyla, aleni bir sicilde kayıtlı olan bir hususu bilmediğini iddia eden kişi, TMK m. 3/2'deki 'durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz' hükmü gereğince iyiniyetli sayılamaz ve iyiniyetin sağladığı hukuki korumadan yararlanamaz. (barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/iyiniyet-nedir-mk.html)