CMK m. 309'da düzenlenen 'kanun yararına bozma' olağanüstü kanun yoluna, sanık veya hükümlü 'aleyhine' sonuç doğuracak şekilde başvurulması kural olarak mümkün müdür? Maddenin 4. fıkrasındaki bentleri (özellikle (c) bendi) dikkate alarak, kanun koyucunun bu konudaki iradesini yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120010

Kural olarak mümkün değildir. CMK m. 309, esasen sanık/hükümlü lehine olan hukuka aykırılıkların giderilmesi için tasarlanmış bir olağanüstü kanun yoludur. Maddenin 4. fıkrası incelendiğinde bu irade açıkça görülür: (a) bendi, davanın esasını çözmeyen kararlara ilişkindir. (b) bendi, mahkumiyet aleyhine usulü bir bozma yapsa da 'daha ağır bir ceza verilemez' diyerek aleyhe sonucu sınırlar. (d) bendi ise açıkça lehe olan, cezanın kaldırılması veya hafifletilmesini düzenler. En önemlisi, (c) bendinde 'Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışında kalan hükümlere (örneğin beraat) ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılama yapılamaz' denilmektedir. Bu hüküm, kanun koyucunun, kesinleşmiş bir beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının, hukuka aykırı olsa bile kanun yararına bozma yoluyla sanık aleyhine bozulup yeniden yargılama yolunun açılmasını kesin bir dille engellediğini gösterir. Dolayısıyla, kanun yararına bozmanın temel felsefesi, maddi veya usulü hatalar nedeniyle sanık/hükümlü lehine olanakları korumak olup, aleyhe sonuç doğuracak bir uygulama alanı son derece sınırlıdır ve kural olarak yasaklanmıştır. (sen.av.tr/tr/makale/mahkeme-kanun-yararina-bozma-icin-basvuruda-bulunabilir-mi-ve-kanun-yararina-bozmada-aleyhe-karar-verilebilir-mi)