Bir davada, davalının ödeme savunmasını ispat için yemin deliline dayanması üzerine mahkeme, ispat yükü kendisinde olan davalıya 'borcu olmadığına' dair yemin ettirmiştir. Bu usul doğru mudur? HMK m. 232 ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/3136 E. sayılı kararına göre doğru usul nasıl olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120009

Hayır, bu usul doğru değildir. HMK m. 232/1'e göre, 'Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur'. Kural olarak yemin deliline, ispat yükü kendisine düşmeyen taraf aleyhine ve ispat yükü kendisinde olan tarafça başvurulur. Somut olayda, ödemeyi ispat yükü davalı kiracı üzerindedir. Davalı, bu iddiasını başka delillerle ispatlayamadığında, son çare olarak, ispat yükü kendisinde olmayan davacı alacaklıya 'alacağını almadığına' dair yemin teklif edebilir. Mahkemenin, ispat yükü kendisinde olan davalıya kendi iddiasını (borcu olmadığı) doğrulamak için yemin ettirmesi, yemin delilinin mantığına ve usule aykırıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/3136 E., 2016/335 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, doğru usul, mahkemenin davalıya, yemin teklif etme hakkını davacıya yöneltip yöneltmeyeceğini sormasıdır. Davalı, davacının yemin etmesini talep ederse, mahkeme davacıya usulüne uygun olarak yemin teklif etmeli ve sonucuna göre karar vermelidir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-232-yemini-yerine-getirecek-kimseler.html)