TMK m. 165 uyarınca akıl hastalığına dayalı boşanma davasında, davalı olan akıl hastası eş lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174) veya yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmesi mümkün müdür? Bu taleplerin 'kusur' ilkesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #120001

Kural olarak mümkün değildir. TMK m. 174'te düzenlenen maddi ve manevi tazminat, 'kusursuz veya daha az kusurlu' tarafın 'kusurlu' taraftan talep edebileceği bir haktır. TMK m. 165'e dayalı boşanma, kusura dayalı bir neden değildir. Akıl hastalığı, iradi bir durum olmadığından, hukuken bir 'kusur' olarak nitelendirilemez. Bu nedenle, davacı olan sağlıklı eşin bir kusuru olsa bile, davalı akıl hastası eş 'kusursuz' kabul edileceğinden, onun aleyhine tazminata hükmedilemez. Aynı mantıkla, davalı akıl hastası eşin de tazminat talep etmesi kural olarak mümkün değildir, çünkü karşı taraf (davacı) boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu değildir. Yoksulluk nafakası (TMK m. 175) için ise 'nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz'. Ancak, nafaka talep eden tarafın 'kusurunun daha ağır olmaması' şartı vardır. Burada davalı akıl hastası kusursuz olduğundan, bu şartı sağlar. Fakat yoksulluk nafakası, diğer tarafın 'mali gücü oranında' ödenir. Metinde atıf yapılan Yargıtay kararında belirtildiği gibi, eğer akıl hastası olan davalının herhangi bir geliri veya malvarlığı yoksa ve kendisi de bakıma muhtaçsa, mali gücü olmadığı için aleyhine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. (kadimhukuk.com.tr/makale/akil-hastaligi-nedeniyle-bosanma-davasi/)