HMK m. 287'de düzenlenen, Devletin sorumlu bilirkişiye rücu davasında öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi nedir? Hükme esas alınan raporun 'kasten gerçeğe aykırı' düzenlenmesi durumunda zamanaşımı süresi nasıl değişir ve bu değişikliğin hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #119995

HMK m. 287/1'e göre, Devletin sorumlu bilirkişiye açacağı rücu davası için bir yıllık zamanaşımı süresi, Devletin tazminatı ilgiliye 'ödeme tarihinden itibaren' başlar. Bu hüküm, bilirkişinin sürekli bir dava tehdidi altında kalmasını önlemeyi amaçlayan özel bir zamanaşımı süresidir. Ancak, aynı fıkranın ikinci cümlesi önemli bir istisna getirmektedir. Eğer bilirkişi raporu 'kasten gerçeğe aykırı olarak' düzenlenmişse, bu durumda bir yıllık süre uygulanmaz; bunun yerine 'ceza zamanaşımı süresi' uygulanır. Bu değişikliğin hukuki dayanağı, eylemin artık bir haksız fiil olmaktan çıkıp aynı zamanda TCK m. 276'da tanımlanan 'Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık' suçunu oluşturmasıdır. Suç teşkil eden bu ağır kusur durumunda, hukuk davasındaki zamanaşımı süresi, ceza davasındaki daha uzun olan zamanaşımı süresine tabi kılınmıştır (Borçlar Kanunu'nun haksız fiillerde ceza zamanaşımını düzenleyen hükümlerine paralel bir yaklaşımla). (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-287-rucu-davasinda-zamanasimi.html)