5237 sayılı TCK'nın 180. maddesi 'Trafik Güvenliğini Taksirle Tehlikeye Sokma' suçunu düzenlerken, karayolu ulaşımını kapsam dışında bırakmıştır. Bu durumda, karayolunda taksirle bir kazaya sebebiyet veren ve başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı için tehlike oluşturan bir sürücünün eylemi TCK m. 179 veya m. 180 kapsamında cezalandırılabilir mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları bu durumu nasıl açıklamaktadır?
Hayır, cezalandırılamaz. TCK m. 180, açıkça 'Deniz, hava veya demiryolu' ulaşımını sayarak karayolunu kapsam dışı bırakmıştır. TCK m. 179 ise 'Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma' suçunu düzenler ve karayolunu kapsar, ancak bu suçun manevi unsuru 'kast'tır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/16725 E., 2014/8809 K. sayılı kararı gibi birçok kararında istikrarlı bir şekilde vurguladığı üzere, TCK m. 179 ancak kasten veya olası kastla işlenebilen bir suçtur. Taksirle işlenen versiyonu ise sadece m. 180'de düzenlenmiş ve karayolu bu maddeye dahil edilmemiştir. Bu, kanun koyucunun bilinçli bir tercihidir. Dolayısıyla, karayolunda taksirle tehlike yaratan bir sürücünün eylemi, TCK m. 179 veya 180 kapsamında bir suç oluşturmaz. Eğer eylem sonucunda yaralanma veya ölüm meydana gelmişse, TCK m. 89 (taksirle yaralama) veya m. 85 (taksirle öldürme) hükümleri uygulanır. Eğer sadece tehlike yaratılmışsa, eylem 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir idari yaptırım (kabahat) konusu olabilir, ancak TCK kapsamında suç teşkil etmez. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-180-trafik-guvenligini-taksirle-tehlikeye-sokma-sucu.html)