Mobbing davalarında ispat yükü kime aittir ve Yargıtay'ın bu konudaki genel ispat kurallarından ayrılan yaklaşımı nedir? Bir işçinin mobbinge maruz kaldığını iddia etmesi durumunda, mahkeme önünde 'şüpheden uzak kesin deliller' sunması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #119981

Genel ispat kuralı gereği, iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür (HMK m. 190). Ancak Yargıtay, mobbingin genellikle gizli, sistematik ve ispatı zor doğasını göz önünde bulundurarak, bu kuralı işçi lehine esneten bir yaklaşım benimsemiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2013/693 E., 2013/30811 K. sayılı ve 27.12.2013 tarihli kararında belirtildiği gibi, mobbing iddialarında 'şüpheden uzak kesin deliller' aranmaz. İşçinin, kendisine mobbing uygulandığına dair 'kuşku uyandıracak olguları' (makul şüpheyi uyandıracak emareleri) ileri sürmesi yeterlidir. Bu olgular sunulduğunda, ispat yükü yer değiştirir ve işyerinde mobbingin gerçekleşmediğini ispatlama külfeti işverene (davalıya) geçer. Dolayısıyla, işçinin kesin delil sunma zorunluluğu yoktur; tanık beyanları, e-postalar, sağlık raporları gibi emareler sunarak iddiasının ciddiyetini ortaya koyması, ispat yükünün devri için yeterlidir. (kadimhukuk.com.tr/makale/mobbing-nedir-nasil-ispatlanir/)