6100 sayılı HMK'nın 232. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen 'Ergin olmayan veya kısıtlı kimselere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.' kuralı ne anlama gelmektedir? Bir örnek veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #119966

Bu kural, normalde ergin olmayan veya kısıtlı kişilerin yasal temsilcileri (veli, vasi) tarafından temsil edildiği ve yeminlerinin de onlar tarafından eda edildiği (HMK m. 232/2) genel kuralına bir istisna getirir. Kanun, bazı durumlarda sınırlı ehliyetsizlere (ayırt etme gücüne sahip küçükler veya kısıtlılar), kişiliklerine sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili olarak bizzat dava açma hakkı tanımıştır. Örneğin, ayırt etme gücüne sahip bir küçüğün, kişisel durumuyla ilgili (örneğin babalık davası) bir dava açması halinde, bu davada yemin deliline başvurulacaksa, yemini yasal temsilcisi değil, bizzat o davanın tarafı olan küçük eda eder. Çünkü kanun ona o konuda tam işlem ehliyeti tanımış ve dava ehliyetini vermiştir. Bu durumda küçük, yemin ehliyeti açısından da tam ehliyetli gibi işlem görür. (barandogan.av.tr - HMK Madde 232)