Bir trafik kazasında, olay yerinden kaçan sürücünün eylemi, TCK m. 179/2 kapsamında trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Hayır, tek başına olay yerinden kaçma eylemi TCK m. 179/2 suçunu oluşturmaz. TCK m. 179/2, aracın 'tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edilmesini' suç olarak tanımlar. Bu suç, kazanın meydana geldiği andaki sürüş davranışı ile ilgilidir. Kaza sonrası olay yerinden kaçmak ise, başlı başına farklı bir hukuki değerlendirmeye tabidir ve genellikle vicdani veya hukuki bir yükümlülüğün ihlali olarak görülür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2011/5160 E., 2011/3168 K. sayılı kararında, sanığın taksirli bir eylemle (takip mesafesini korumama) kazaya neden olduktan sonra olay yerini terk etmesi ele alınmış ve bu eylemin TCK m. 179/2'deki suçu oluşturmayacağı belirtilmiştir. Çünkü suçun oluşması için aracın 'kasıt ya da olası kasıtla' tehlike yaratacak şekilde sürülmesi gerekir. Kaza sonrası kaçma eylemi, kazanın oluşum anındaki kastı göstermez. Bu eylem, 2918 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir idari yaptırıma veya TCK'daki başka suçların (örn: yardıma muhtaç kişiye yardım etmeme) unsurlarını oluşturuyorsa o suçlara vücut verebilir. (barandogan.av.tr - TCK Madde 180)