HMK m. 287'de düzenlenen, Devletin sorumlu bilirkişiye rücu davasında ceza zamanaşımının uygulanması, hangi suçun işlenmiş olmasına bağlıdır?
Bu durum, bilirkişinin eyleminin TCK m. 276'da düzenlenen 'Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik veya Tercümanlık' suçunu oluşturmasına bağlıdır. HMK m. 287/1'in ikinci cümlesi, 'Hükme esas alınan bilirkişi raporu kasten gerçeğe aykırı olarak düzenlenmişse, bu durumda, ceza zamanaşımı süresi uygulanır.' demektedir. 'Kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlemek', TCK m. 276'daki suçun ta kendisidir. Dolayısıyla, rücu davasında daha uzun olan ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, bilirkişinin sadece hatalı veya eksik bir rapor hazırlaması yeterli değildir; raporu 'kasten', yani bilerek ve isteyerek, gerçeğe aykırı bir şekilde düzenlediğinin ve bu eyleminin bir suç teşkil ettiğinin anlaşılması gerekir. Bu durum genellikle, bilirkişi hakkında bu suçtan bir ceza davası açılması veya mahkumiyet kararı verilmesiyle somutlaşır.