5271 sayılı CMK m. 309/4-c'de düzenlenen 'Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışında kalan hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılama yapılamaz.' hükmü, kanun yararına bozma kurumunun hangi temel amacını yansıtmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #119834

Bu hüküm, kanun yararına bozma kurumunun temel amacının, sanık veya hükümlünün aleyhine sonuç doğurmak değil, hukukun ülke genelinde doğru ve yeknesak bir şekilde uygulanmasını sağlamak ve gelecekteki benzer davalar için içtihat oluşturmak olduğunu yansıtmaktadır. 'Davanın esasını çözüp de mahkumiyet dışında kalan hükümler' beraat, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi kararlarıdır. Bu tür kararlarda hukuka aykırılık tespit edilse dahi, kanun yararına bozma kararı, kesinleşmiş olan lehe hükmü sanık aleyhine değiştirmez ve sanığın yeniden yargılanmasına yol açmaz. Bozma kararı, sadece hukuki hatanın tespit edilmesi ve Yargıtay kararlarında yer alarak benzer hataların tekrarlanmasını önleme işlevi görür. Bu, 'non reformatio in pejus' (aleyhe bozma yasağı) ilkesinin ve kesin hükmün sanık lehine olan sonuçlarının korunması düşüncesinin olağanüstü kanun yolundaki en net yansımasıdır. (sen.av.tr - Mahkeme Kanun Yararına Bozma İçin Başvuruda Bulunabilir mi?)