HMK'nın 'usul ekonomisi' ilkesi, HMK m. 177'de düzenlenen ıslah kurumu ile nasıl bir ilişki içindedir? Özellikle bozmadan sonra ıslaha izin verilmesi bu ilkeye hizmet eder mi?
Usul ekonomisi ilkesi, yargılamanın makul sürede, en az masrafla ve basit bir şekilde sonuçlandırılmasını hedefler. Islah kurumu, bu ilkeyle çift yönlü bir ilişki içindedir. Bir yandan, tarafların hatalarını düzelterek yeni bir dava açmalarını önleyip mevcut davada uyuşmazlığın tam olarak çözülmesini sağlayarak usul ekonomisine hizmet eder. Diğer yandan, yargılamanın ilerleyen aşamalarında yapılması yargılamayı uzatabilir. Bozmadan sonra ıslaha izin veren 7251 sayılı Kanun değişikliğinin gerekçesinde de 'iş yükünün azaltılması ve usul ekonomisi ilkesinin etkin bir şekilde uygulanabilmesi' amacı vurgulanmıştır. Bu değişiklikle, bozma sonrası ortaya çıkan yeni duruma göre tarafların taleplerini güncellemeleri, böylece ayrı bir dava açmalarının önüne geçilmesi ve tüm uyuşmazlığın aynı dosyada çözülmesi hedeflenmiştir. Dolayısıyla, yargılamayı bir miktar uzatma potansiyeli taşısa da, yeni davaların açılmasını önleyerek genel anlamda usul ekonomisine hizmet ettiği kabul edilmektedir. (barandogan.av.tr - HMK Madde 177)