AYM'nin CMK m. 253/19'daki tazminat davası yasağını iptal etmesinin temelinde yatan 'ölçülülük' ve 'hak arama hürriyeti'ne ilişkin gerekçeler nelerdir?
Anayasa Mahkemesi (2023/43 E., 2023/141 K.), bu yasağın hak arama hürriyetine (Anayasa m. 36) yönelik bir sınırlama olduğunu ve bu sınırlamanın ölçülülük ilkesine (Anayasa m. 13) aykırı olduğunu tespit etmiştir. Mahkemenin gerekçeleri şunlardır: 1) Öngörülemeyen Zararlar: Uzlaşma anında, özellikle maluliyet gibi durumlarda, zararın tamamı ortaya çıkmamış veya öngörülemiyor olabilir. Tazminat davası açma hakkını tamamen ortadan kaldırmak, kişiyi ileride doğacak zararlarından mahrum bırakır. 2) Elverişlilik ve Gereklilik: Uzlaşmanın usul ekonomisine hizmet etmesi meşru bir amaç olsa da, tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmak bu amaca ulaşmak için 'gerekli' ve 'orantılı' bir müdahale değildir. Taraflar, uzlaşma metninde açıkça tazminat haklarından feragat edebilirler. Ancak kanunun bunu mutlak bir yasak olarak dayatması, hak arama hürriyetine orantısız bir müdahaledir. Bu nedenlerle kural, adil yargılanma hakkını ve ölçülülük ilkesini ihlal ettiği için iptal edilmiştir. (sen.av.tr - Anayasa Mahkemesinin İtiraz Yoluyla İptal Davasında Taleple Bağlılığı)