Soruşturma, katalog suçlardan olan 'nitelikli dolandırıcılık' (TCK m. 158) suçundan başlamış ve bu kapsamda iletişimin denetlenmesi kararı alınmıştır. Kovuşturma aşamasında suçun 'basit dolandırıcılık' (TCK m. 157) olduğu anlaşılırsa, telefon dinlemesi yoluyla elde edilen delillerin hukuki akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #119765

Bu durumda, telefon dinlemesi yoluyla elde edilen deliller 'hukuka aykırı delil' haline gelir ve hükme esas alınamaz. İletişimin denetlenmesi (telefon dinlemesi), CMK m. 135'e göre sadece katalogda sayılan suçlar için mümkündür. Nitelikli dolandırıcılık katalogda yer alırken, basit dolandırıcılık yer almaz. Bir koruma tedbirinin uygulanma anındaki hukuka uygunluğu, yargılamanın sonunda suçun nitelendirilmesine göre geriye dönük olarak yeniden değerlendirilir. Eğer sonradan suç vasfı, katalog olmayan bir suça dönüşürse, başlangıçta hukuka uygun görünen tedbirle elde edilen delil, hukuka aykırı hale gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1440 E., 2019/719 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, suç vasfı değişikliğinin savcılık veya mahkeme tarafından yapılmış olmasının önemi yoktur. Bu delillerin mahkumiyet hükmünde kullanılması, CMK m. 217/2'ye aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir. (barandogan.av.tr - Katalog Suç Nedir?)