TMK m.7/2'de yer alan 'Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz' hükmü, ifade ve basın özgürlüğü ile propaganda suçu arasındaki sınırı nasıl çizmektedir?
Bu hüküm, ifade ve basın özgürlüğünü (Anayasa m. 26, 28) korumak amacıyla getirilmiş bir hukuka uygunluk nedenidir. Terör örgütü propagandası suçu ile bu temel özgürlükler arasındaki hassas dengeyi kurmayı amaçlar. Buna göre, bir düşünce açıklamasının içeriği, örgütün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşrulaştırma, övme veya teşvik etme kastı taşımıyorsa ve sadece kamuyu bilgilendirme (haber verme) veya bir konuyu/olayı/durumu olumsuz veya olumlu yönden değerlendirme (eleştiri) amacı taşıyorsa, propaganda suçu oluşmaz. Sınırın belirlenmesinde, ifadenin bütünü, kullanıldığı bağlam, söyleniş amacı ve üslubu dikkate alınır. Eğer ifade, şiddeti yüceltmek yerine, bir olayı olduğu gibi aktarma veya bir politik durumu eleştirme amacı taşıyorsa, bu hüküm sayesinde ceza sorumluluğunun dışında kalacaktır. Bu, özellikle gazetecilik faaliyetleri için önemli bir güvencedir. (sen.av.tr - Terör Örgütü Propagandası Suçunda Yol Ayırımı)