İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu (TCK 297) kapsamında, failin idrarında çıkan bir madde nedeniyle suçun oluşup oluşmadığı nasıl değerlendirilir? Uzman raporunun önemi nedir?
İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçunda, failin idrarında çıkan bir maddenin suç oluşturup oluşturmadığı, öncelikle maddenin 'uyuşturucu veya uyarıcı madde' niteliğinde olup olmadığının belirlenmesiyle başlar. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5922 E., 2017/3415 K. sayılı kararında, sanığın idrarında tespit edilen 'Benzodiazepin' maddesinin uyuşturucu veya uyarıcı madde olmadığı, ancak yeşil reçeteye tabi bir ilaç olduğu belirtilmiştir. Bu tespit, uzman raporu (örn. Adli Tıp Kurumu) ile yapılır. Eğer madde, ilgili kanunlar ve cetveller uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde değilse, veya yeşil reçeteye tabi ilaçların suç olduğu hüküm (TCK 297/2-e) suç tarihinde yürürlükte değilse, suç oluşmaz. Uzman raporu, maddenin hukuki vasfını belirlemede hayati öneme sahiptir. Ayrıca, sadece kullanımın ispatı yeterli olmayıp, maddenin kuruma kim tarafından sokulduğu veya sanık tarafından ne kadar süre bulundurulduğu da araştırılmalıdır.