Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/24871 E., 2014/21813 K. sayılı kararında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a aykırılık suçunda yapı müteahhidinin sorumluluğu nasıl belirlenmiştir? Hangi eylemler bu suçu oluşturmaz?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bu kararında, yapı müteahhidinin 'binanın projesine aykırı olarak harç sıva yerine alçı sıva yapmaları, iç ve dış sıvaların, kolon-kiriş detaylarının mevzuatta öngörülen kalınlıkta olmaması, bina duvarlarında ve çatısında uygun malzeme kullanmamaları, duvar kalınlığının az olması' gibi eylemleri incelenmiştir. Karar, bu eylemlerin İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre 'bina' tanımına girmeyen ancak imar mevzuatına uygun olmayan eylemler olduğunu belirtmiştir. Yargıtay, bu tür imara aykırılıkların TCK Madde 184'te tanımlanan imar kirliliğine neden olma boyutuna varmayan durumlar olduğunu, bu nedenle yapı müteahhidinin 4708 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince sorumlu tutulması gerektiğini vurgulamıştır. Yani, her türlü imara aykırılık TCK 184'ü değil, yapı denetim kanunları veya idari yaptırımları ilgilendirebilir. Yapı müteahhidinin bu imara aykırılıkları sonradan gidermesi dahi cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır, zira 4708 sayılı Kanun'da TCK 184/5'e benzer bir etkin pişmanlık hükmü bulunmamaktadır.