İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Suçu (TCK 297) kapsamında 'tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri' kararı bulunan sanıklar için nasıl bir yargılama süreci izlenmelidir?
TCK 297 kapsamında yasak eşya sokma suçunu işleyen bir sanık hakkında, eğer TCK 191 (kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma/kullanma) suçu da söz konusuysa, genellikle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/1259 E., 2016/1259 K. ve 2016/2487 E., 2017/1886 K. sayılı kararlarında bu durum incelenmiştir. Kararlarda, TCK 297'deki suç ile TCK 191'deki suç arasında fikri içtima ilişkisi olduğu, bu nedenle tek olan eylemin ikiye bölünerek ayrı ayrı yargılanmasının hatalı olduğu belirtilmiştir. Eğer sanık hakkında TCK 191'den dolayı daha önce tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmişse ve sanık deneme süresi içinde bu tedbirlere uymamışsa, kamu davası açılır ve mahkumiyet hükmü kurulur. Ancak, eğer denetimli serbestlik tedbirine uymadığı anlaşılan sanık hakkında TCK 191/1 uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduktan sonra aynı Kanun'un 191/2 uyarınca yeniden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilemeyeceği vurgulanmıştır. Ayrıca, 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler (özellikle TCK 191) ve HAGB hükümleri de göz önünde bulundurulmalıdır.