İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunda 'fikri içtima' nasıl uygulanır? Örneğin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırılıkla birlikte işlenmesi durumunda nasıl bir değerlendirme yapılır?
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK 184) ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırılık suçları arasında fikri içtima (TCK 44) ilişkisi doğabilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/14885 E., 2016/11259 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, eğer sanığın eylemi hem TCK 184'teki hem de 2863 sayılı Kanun'un ilgili maddesindeki suçu oluşturuyorsa, özel normun önceliği ilkesi gereği öncelikle 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçu değerlendirilir. Ancak, bu suçlar arasında fikri içtima ilişkisi kurulduğunda, TCK 44 gereği daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulmalıdır. Mahkeme, ilgili yerin sit alanı olup olmadığını, tescil kararının tebliğ veya ilan edilip edilmediğini araştırarak sanığın hukuki durumunu belirlemelidir. Anayasa Mahkemesi'nin 2863 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine ilişkin iptal kararları da (örn. 2011/18 E., 2012/53 K. sayılı karar) bu değerlendirmede dikkate alınmalıdır, zira iptal edilmiş bir hükme dayalı ceza verilemez.