Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134) ile kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK 136) arasındaki farkı açıklayınız. Hangi durumda hangi suç oluşur?
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134), kişinin özel hayatına ilişkin sır niteliğindeki olay veya bilgilerin gizliliğini, kayıt alarak veya ifşa ederek ihlal etmeyi korur. TCK 136'daki kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu ise, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, yani 'kişisel verileri' korur. Temel fark, TCK 136 kapsamında korunan kişisel verilerin mutlaka gizli olması zorunlu değildir (örn. ad, soyad, telefon numarası gibi herkesçe bilinebilir veriler). TCK 134'te ise özel hayatın 'gizliliğinin' ihlali söz konusudur. Yargıtay kararlarında bu ayrım belirleyici olmuştur. Örneğin, düğün fotoğrafları (Yargıtay 12. CD, 2019/10411 E.) veya Twitter'da herkesle paylaşılan bir fotoğraf (Yargıtay 12. CD, 2020/2426 E.) özel hayatın gizliliğini ihlal etmez, ancak kişisel veri niteliğindeki bu fotoğrafların hukuka aykırı yollarla elde edilip yayılması TCK 136'yı oluşturabilir. Eğer görüntü veya ses, cinsel veya fiziksel mahremiyeti içeren özel hayatın mahrem alanına ilişkinse TCK 134; aksi takdirde TCK 136 gündeme gelebilir (Yargıtay 12. CD, 2020/1772 E., 2022/4808 K. ve 2020/1257 E., 2024/1712 K. sayılı kararlar).