Özel hayat kavramı 'üç alan teorisi'ne göre nasıl açıklanır? Kamuya açık alanda özel hayatın gizliliği ihlal edilebilir mi? Yargıtay'ın yaklaşımını açıklayınız.
Özel hayat kavramı, 'üç alan teorisi'ne göre gizli hayat alanı (sır alanı), özel hayat alanı ve ortak hayat alanı (kamuya açık hayat alanı) olmak üzere üçe ayrılır. Gizli hayat alanı, kişinin kimseyle paylaşmak istemediği mahrem bilgilerdir. Özel hayat alanı, gizli hayata dahil olmayan ancak aile, yakın çevreyle paylaşılan ve dışındakilere gizli kalması istenen olaylardır. Ortak hayat alanı ise herkesin bilmesinde sakınca görülmeyen alandır. Yargıtay kararlarında (örn. 12. Ceza Dairesi'nin 2020/1111 E., 2024/329 K. ve 2022/1818 K. sayılı kararları), kamuya açık alanda bulunulsa dahi, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine rıza gösterildiği anlamına gelmez. 'Kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik' prensibi geçerlidir. Kişinin kamuya açık alandaki hareketlerinin özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, sadece fiziki çevre değil, kişinin toplumdaki konumu, mesleği, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri gibi ölçütler de göz önüne alınmalıdır. Dolayısıyla, kamuya açık alanda da özel hayatın gizliliği ihlal edilebilir, özellikle gizlice kayıt alma veya sürekli denetim altına alma durumlarında.