Yağma suçunda, failin mağdura karşı kullandığı tehdidin, mağdurun malvarlığına yönelik olması (örneğin 'parayı vermezsen arabanı yakarım') durumunda, TCK m. 148'in uygulanabilmesi için bu malvarlığı zararının ne gibi bir nitelik taşıması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118699

TCK m. 148/1, tehdidin 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle' yapılmasını da yağma suçu kapsamında saymıştır. Bu ifadenin uygulanabilmesi için, tehdit edilen zararın 'büyük' olması gerekir. 'Büyüklük' kavramı, hem objektif hem de sübjektif olarak değerlendirilmesi gereken, hakimin takdirine bırakılmış bir kavramdır. Değerlendirmede şu unsurlar dikkate alınır: 1) Objektif Olarak: Tehdit edilen zararın (arabanın yakılması gibi) genel olarak önemli bir ekonomik kayıp yaratması. 2) Sübjektif Olarak: Bu zararın, mağdurun kendi ekonomik durumu ve malvarlığı açısından ne kadar 'büyük' bir anlam ifade ettiği. Örneğin, çok zengin bir kişi için küçük sayılabilecek bir zarar, dar gelirli bir kişi için 'büyük bir zarar' olabilir. Eğer tehdit edilen zarar, mağdur açısından önemsiz veya küçük bir zarar ise, bu durum yağma suçunu oluşturmaz; sadece TCK m. 106'daki tehdit suçu kapsamında kalabilir. Hakimin, her somut olayda bu 'büyüklük' ölçütünü, mağdurun durumunu da göz önüne alarak takdir etmesi gerekir.