TCK m. 134/2'deki 'ifşa' suçunun oluşabilmesi için, ifşa edilen görüntü veya sesin içeriğinin, özel hayatı ihlal edilen kişiyi 'tanınabilir' veya 'belirlenebilir' kılması gerekir mi?
Evet, gerekir. TCK m. 134/2'deki ifşa suçunun temel amacı, bir kişiye ait özel bir anın, o kişiye ait olduğu anlaşılarak yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunulmasını cezalandırmaktır. Eğer ifşa edilen görüntü veya sesten, bunun hangi kişiye ait olduğu hiçbir şekilde anlaşılamıyorsa (örneğin yüzün tamamen görünmediği bir vücut parçası veya kimliği belli olmayan bir ses), o kişinin 'özel hayatının gizliliği' ihlal edilmiş olmaz. Çünkü ihlal, o özel anın o kişiyle ilişkilendirilmesiyle gerçekleşir. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/414 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'İfşanın kabulü için, görüntü veya sesin ilgili olduğu kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekmektedir.' Dolayısıyla, mağdurun kimliğinin belirlenebilir olması, ifşa suçunun temel bir unsurudur. Ancak, TCK m. 134/1'deki 'kaydetme' suçu için bu şart aranmaz; kimliği belirsiz bir özel anın kaydedilmesi dahi o fıkradaki suçu oluşturabilir.