TCK m. 297/1 gerekçesinde, infaz kurumuna silah veya uyuşturucu sokulması durumunda, bu eşyaların temininin zaten başka bir suç oluşturduğuna ve bu durumda fikri içtima hükümlerinin uygulanacağına işaret edilmektedir. Bu durum, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' kuralıyla nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118688

Bu durum, TCK m. 42'deki bileşik suç kuralının kanun koyucu tarafından bilinçli olarak dışlandığı özel bir durumu ifade eder. Normalde, bir suçun işlenmesi için zorunlu olarak başka bir suç işleniyorsa, sadece daha ağır olan suçtan ceza verilir (bileşik suç). Bu mantıkla, TCK m. 297'deki suçun, 6136 s. Kanuna muhalefet veya TCK m. 191 gibi suçları 'tüketmesi' beklenebilirdi. Ancak, TCK m. 297/1'in ikinci cümlesi, bu genel kuralın aksine, özel bir içtima kuralı getirmiştir. Kanun koyucu, 'fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır' diyerek, bu iki suçun birleşmesini değil, bir araya geldiğinde daha ağır bir yaptırımla karşılanmasını istemiştir. Yani, infaz kurumuna yasak eşya sokma eyleminin haksızlığını, o eşyanın kendisinin suç teşkil etmesinden kaynaklanan haksızlığa eklemiş ve bu 'çifte haksızlığı' özel bir ceza artırım nedeni olarak düzenlemiştir. Bu, bileşik suç kuralının kanuni bir istisnasıdır.