Bir sanık, bir kadının eteğinin altından gizlice fotoğrafını çekerken, mağdurun 17 yaşında olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, sanığın eyleminin TCK m. 134 (özel hayatın gizliliği) yerine, TCK m. 103 (çocuğun cinsel istismarı) kapsamında değerlendirilmesini gerektirir mi?
Bu konu Yargıtay'da tartışmalı olmakla birlikte, genel eğilim eylemin TCK m. 134 kapsamında kalacağı yönündedir. TCK m. 103'teki çocuğun cinsel istismarı suçu, 'cinsel davranışlarla' çocuğun vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesini gerektirir. Yargıtay, sarkıntılık düzeyinde kalan (ani, kesik ve sürekli olmayan) bedensel temasları veya cinsel içerikli söz ve davranışları bu kapsamda değerlendirmektedir. Gizlice fotoğraf çekme eyleminde, mağdurun vücuduna yönelik bir 'cinsel davranış' veya 'bedensel temas' yoktur. Eylemin odak noktası, cinsel bir tatmin amacından ziyade, mahremiyetin ve özel hayatın gizliliğinin ihlalidir. Mağdurun yaşının küçük olması, eylemin haksızlık içeriğini TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde ağırlaştırıcı bir neden olarak dikkate alınmasını gerektirebilir, ancak genellikle suçun vasfını TCK m. 103'e dönüştürmek için yeterli görülmemektedir. Eylem, TCK m. 134/1-c.2'deki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur.