TCK m. 184/5'teki etkin pişmanlık hükmü uyarınca 'kamu davasının düşmesi' ile CMK m. 231 uyarınca verilen 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)' kararı sonrası denetim süresi sonunda verilen 'düşme kararı' arasında, sanığın hukuki statüsü açısından ne gibi farklar vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118677

İki düşme kararı arasında sanığın hukuki statüsü açısından önemli farklar vardır. 1) TCK m. 184/5 Uyarınca Düşme: Bu karar, aykırılık giderildiği anda, yargılamanın herhangi bir aşamasında verilir. Sanık hakkında bir mahkumiyet hükmü kurulmaz ve herhangi bir denetim süresine tabi tutulmaz. Dava doğrudan ve kesin olarak ortadan kalkar. Bu durum, sanığın adli siciline işlemez ve gelecekte başka bir suç işlediğinde HAGB veya erteleme gibi kurumlardan yararlanmasına engel teşkil etmez. 2) HAGB Sonrası Düşme: Bu karar, ancak sanık hakkında bir mahkumiyet hükmü kurulduktan, bu hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendikten ve sanığın bu 5 yıllık denetim süresini kasıtlı bir suç işlemeden ve yükümlülüklerini ihlal etmeden tamamlamasından sonra verilir. Yani düşme kararı için 5 yıllık bir bekleme süresi ve olumlu davranış koşulu vardır. Ayrıca, HAGB kararı, kendisine özgü bir sicile kaydedilir ve bu sicil, sanığın denetim süresi içinde başka bir suç işlemesi durumunda veya başka bir davada HAGB kararı verilip verilmeyeceği değerlendirilirken dikkate alınır. Kısacası, TCK m. 184/5'teki düşme anlık ve koşulsuz bir sonuçken, HAGB sonrası düşme 5 yıllık bir denetim sürecine bağlı koşullu bir sonuçtur.