Bir sanık, bir alışveriş merkezinin yürüyen merdivenlerinde, önünde duran mağdurun etek altı görüntüsünü cep telefonuyla çekmiştir. Bu eylemin TCK m. 134 ve TCK m. 105 (cinsel taciz) açısından Yargıtay içtihatlarındaki genel eğilime göre nasıl nitelendirilmesi gerektiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118676

Yargıtay'ın son yıllardaki yerleşik içtihatlarına göre, bu eylem TCK m. 134/1'in ikinci cümlesinde düzenlenen 'görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Her ne kadar eylemin cinsel bir boyutu olsa da, Yargıtay bu tür fiilleri cinsel tacizden ziyade özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak nitelendirme eğilimindedir. Bunun temel nedeni şudur: Eylemin odak noktası, mağdura yönelik cinsel amaçlı bir sataşma veya rahatsız etmeden çok, onun en mahrem alanlarından birine (bedeninin gizli bölgesi) rızası dışında girilmesi ve bu mahremiyetin bir kayıt cihazıyla kalıcı olarak tespit edilmesidir. Fiil, doğrudan doğruya kişinin gizli yaşam alanına ve mahremiyet hakkına yönelik bir saldırıdır. Bu, TCK m. 134'ün koruma alanıyla daha doğrudan örtüşmektedir. Bu nedenle, suç vasfı cinsel taciz değil, özel hayatın gizliliğini ihlaldir.