Sanık, bir kamu görevlisi olan mağdurun, göreviyle ilgili bir konuda rüşvet aldığını iddia ederek, bu durumu ispatlamak amacıyla mağdurla yaptığı özel bir konuşmayı gizlice kaydetmiştir. Bu kayıt eylemi TCK m. 134 açısından suç mudur? 'Hakkın kullanılması' hukuka uygunluk nedeninin sınırları nedir?
Bu durum, 'hakkın kullanılması' hukuka uygunluk nedeni ile özel hayatın gizliliği hakkının çatıştığı karmaşık bir alandır. Yargıtay içtihatları, bu tür durumlarda bir denge gözetmektedir. Eğer sanığın, kendisine karşı işlenmekte olan ve başka türlü ispatı mümkün olmayan bir suçu (rüşvet teklifi, şantaj vb.) delillendirmek amacıyla, o anla sınırlı ve sadece bu suçu ispatlamaya yönelik bir kayıt yapması, genellikle hukuka uygun kabul edilmektedir. Bu, 'meşru müdafaa'ya benzer bir 'zorunluluk hali' içinde delil toplama olarak görülür. Ancak, 'hakkın kullanılması'nın da sınırları vardır. Eğer sanık, genel bir yolsuzluk iddiasını kanıtlamak için, sistematik olarak ve uzun bir süre boyunca mağdurun tüm özel konuşmalarını kaydederse, bu durum ölçülülük ilkesini aşar ve TCK m. 134'teki suçu oluşturur. Olayda, sanığın sadece rüşvet suçunu ispatlamaya yönelik, anlık ve zorunlu bir kayıt yapması, hukuka uygunluk nedeni kapsamında değerlendirilebilir ve suç oluşturmayabilir. Ancak bu kaydı, yetkili makamlar (savcılık, mahkeme) yerine, internette veya ilgisiz kişilerle paylaşması, TCK m. 134/2'deki ifşa suçunu oluşturur.