Ceza Genel Kurulu'nun 2018/479 sayılı kararında, ruhsatsız bir yapının idare tarafından yıkılması durumunda failin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için 'yıkım masraflarını iradi olarak ödemesi' şartı getirilmiştir. Bu şartın, etkin pişmanlık kurumunun 'pişmanlık' ve 'gönüllülük' unsurlarıyla bağlantısını açıklayınız.
Bu şart, etkin pişmanlık kurumunun sübjektif unsurları olan 'pişmanlık' ve 'gönüllülük'ün somut bir göstergesi olarak getirilmiştir. Etkin pişmanlık, sadece haksız sonucun ortadan kalkması değil, aynı zamanda failin bu sonucu ortadan kaldırmaya yönelik iradi bir çabasını da gerektirir. Yapının idare tarafından yıkıldığı bir durumda, failin aktif bir 'yapma' eylemi yoktur. Ancak, bu pasif durumdayken bile göstereceği bazı davranışlar, onun pişmanlığını ve sürece gönüllü katılımını ortaya koyabilir. Yıkım masraflarını, belediyenin icra takibi başlatması, maaşına haciz koyması gibi yasal zorlamalar olmadan, kendiliğinden ve zamanında ödemesi, failin devletin eylemini benimsediğini, yarattığı haksızlığın mali sonuçlarına katlandığını ve pişmanlık duyduğunu gösteren 'aktif' bir davranış olarak kabul edilir. Eğer masraflar cebren tahsil edilirse, bu gönüllülük unsuru ortadan kalkar ve failin sadece yasal zorunluluk nedeniyle ödeme yaptığı kabul edilir. Bu nedenle, 'iradi ödeme' şartı, failin iç dünyasındaki pişmanlığın dışa yansıyan bir kanıtı olarak görülmektedir.