TCK m. 184/4'e göre imar kirliliği suçu kural olarak belediye sınırları ve özel imar rejimine tabi yerlerde işlenebilir. Bir köyde yapılan ruhsatsız bir 'konut' ile ruhsatsız bir 'fabrika' arasında bu suçun oluşumu açısından bir fark var mıdır? TCK m. 184 gerekçesini yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118642

Evet, TCK m. 184 gerekçesine göre bir fark vardır. Gerekçenin beşinci fıkrasında, TCK m. 184/4'teki coğrafi sınırlamanın (belediye sınırı/özel imar rejimi) bir istisnası belirtilmiştir: 'Ancak, sınai ürünlerin üretiminin yapıldığı tesisler açısından bu sınırlama kabul edilmemiştir. Bu bakımdan, köy sınırları içinde inşa edilen, sınai ürünlerin üretiminin yapıldığı tesisler açısından da bu madde hükümleri uygulanabilecektir.' Bu yoruma göre, bir köyde yapılan ruhsatsız bir 'konut', coğrafi alan şartı sağlanmadığı için TCK m. 184'teki suçu oluşturmaz. Ancak, aynı köyde yapılan ruhsatsız bir 'fabrika' (sınai ürünlerin üretiminin yapıldığı tesis), bu istisna kapsamında kabul edilir ve coğrafi sınırlamaya tabi olmaksızın TCK m. 184/1'deki suçu oluşturur. Kanun koyucunun bu ayrımı yapma sebebi, sınai tesislerin çevreye olan potansiyel olumsuz etkilerinin (kirlilik, atık vb.) bir konuta göre çok daha yüksek olması ve bu nedenle denetim ihtiyacının her yerde aynı derecede önemli görülmesidir. Not: Bu durum, TCK m. 184/4'ün lafzı ile gerekçesi arasındaki bir çelişki olarak da görülebilir ve doktrinde tartışmalıdır. Ancak gerekçe esas alındığında cevap bu şekildedir.