Sanık, bir eğlence mekanında çıkan hesaba itiraz eden turist mağdurlardan, iddiaya göre zorla 1000 TL almıştır. Sanıklar ise hesaba itiraz edilince para almadan gönderdiklerini savunmuş, mekan çalışanı bir tanık da tartışma olduğunu ancak yağmaya şahit olmadığını beyan etmiştir. Mağdurlar ise yargılama aşamasında dinlenememiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2014/7016 E. sayılı kararında, bu delil durumuyla mahkumiyet kararı verilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118640

Bu mahkumiyet kararı, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine aykırı olduğu ve yetersiz gerekçeye dayandığı için hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay'ın kararında vurguladığı eksiklikler şunlardır: 1) Çelişkili Deliller: Olayda mağdurların soruşturma aşamasındaki soyut iddialarına karşılık, sanıkların istikrarlı inkârı ve bu inkârı kısmen destekleyen tanık beyanı bulunmaktadır. 2) Doğrudan Delil Eksikliği: Mağdurlar, kovuşturma aşamasında dinlenememiş, bu nedenle beyanları mahkeme huzurunda doğrudanlık ilkesi gereği test edilememiştir. Çapraz sorguya tabi tutulamamışlardır. 3) Teşhis Eksikliği: Mağdurlara sanıklar için usulüne uygun bir teşhis işlemi yaptırılmamıştır. 4) Yetersiz Gerekçe: Mahkeme, sanıkların ve tanığın beyanlarına neden itibar etmediğini, mağdurların soruşturma beyanlarına hangi somut ve üstün delillerle inandığını denetime elverişli bir şekilde açıklayıp tartışmamıştır. Bu koşullar altında, sanıkların suçu işlediği her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanamamıştır. Mahkumiyet, varsayıma ve mağdurların tek taraflı iddiasına dayandığı için bozulmuştur.