Bir sanık hakkında, TCK m. 297/1 uyarınca infaz kurumuna uyuşturucu sokma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, ancak TCK m. 192/3'teki 'kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, soruşturma başlamadan önce... mercie başvurarak suçluların yakalanmasını... kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz' şeklindeki etkin pişmanlık hükmü, soruşturma sonucu beklenmeden uygulanmıştır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/4979 E. sayılı kararında bu durum nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #118639

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/4979 E. sayılı kararında bu durum, bir hukuka aykırılık olarak tespit edilmiş, ancak 'karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' denilmiştir. TCK m. 192/3'teki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, sanığın verdiği bilginin 'suçluların yakalanmasını kolaylaştırması' gibi somut bir neticeye yol açması gerekir. Bu neticenin gerçekleşip gerçekleşmediği ise, ancak sanığın ismini verdiği diğer kişiler hakkındaki soruşturmanın sonucunda anlaşılabilecektir. Mahkemenin, bu soruşturmanın sonucunu beklemeden, yani sanığın yardımının 'etkin' olup olmadığı kesinleşmeden bu hükmü uygulaması, usulen hatalıdır. Bu, sanık lehine bir hukuka aykırılıktır. Kararda, sadece sanık temyiz ettiği için, aleyhe bozma yasağı gereği bu durumun bozma nedeni yapılmadığı belirtilmiştir. Doğru usul, diğer faillerle ilgili soruşturmanın sonucunu beklemek ve sanığın yardımının etkinliği kanıtlandıktan sonra bu hükmü uygulamaktır.